Biyolojik Mücadele Hikayem

Merhaba

Ben Tırtıl Arif

Milattan önce III. yüzyılda İskenderiye Kütüphanesi’nde bir asma yaprağında dünyaya geldim. Diğer akrabalarım kelebek olup uçup giderken ben başka şekilde başkalaşım geçirdim. İskenderiye yangından kurtulduğumdan beri tüm yaşamımı tırtıl olarak kütüphanelerde okuyarak geçiyorum.

İnsanlığın yaşamı boyunca zararlılara karşı yaptığı mücadelesine tanık oldum. Okuyup emdiğim bilgilerle zararlılardan nasıl kurtulabileceğiniz konusunda size yardımcı olmak istiyorum. Çünkü akrabalarımla savaşırken aslında kendi neslinize zarar veriyorsunuz.

Soyum milattan önce çok eskilere dayanıyor. Dünyada oksijenin artmaya, yaşamın denizlerden karalara çıktığı dönemden beri bu gezegendeyiz. Bu kadar uzun zamandır dünyada yaşayınca soyumuz da epey genişledi. 150 binden fazla türümüz var. Akrabalarımın arasında çok renkli havalı türler de var. Yalnızca geceleri gezip tozmayı sevenler de var. Aile albümünden birkaç fotoğrafı sizinle paylaşıyorum.

Bio-T Plus Tüm Lepidoptera türü larvalarında başarılı mücadele sağlar
Bio-T Plus Tüm Lepidoptera türü larvalarında başarılı mücadele sağlar

Biz kelebekler olarak gelişime ve değişime çok önem veriyoruz. Bu dünyada yaşayacağımız süre çok kısıtlı olduğu için kaybedecek vaktimiz yok. Yumurtadan tırtıl olarak çıkıyoruz. Gözümü açar açmaz da olabildiğince hızlı bir şekilde beslenip büyümemiz gerekiyor. Yeterince beslendikten sonra inzivaya çekilip dönüşmemiz gerekiyor. Kozamızdan çıktığımızda artık kelebek oluyoruz. Bazı türlerimize güve de deniyor. Bütün bunlar hep kanatlanıp bu güzel dünyaya merhaba diyebilmek için.

Elbette bu süreç böyle anlattığım gibi kolay işlemiyor. Çok az bir kısmımız beslenip büyüyebiliyor. Bazılarımız diğer canlılar tarafından besin olarak tüketiliyor. Kimimiz beslenme ortamında yer alanbacillus türü bakterileri yediğimiz için ölüyoruz. Bu bakteri biz larvalar için çok zehirli. Hatta beslenme alanlarımızda da ürüyor. Yalnız anlamadığım, aynı yaprağı karınca yiyor, kuzular yiyor, o yapraklara çiçeklere arılar konuyor. Onlara bir şey olmuyor sadece bize dokunuyor bu bakteri. Bio-T Plus, içeriğinde bu mikrop bizi öldürüyor.

Benim çok uzak böcek akrabalarımın bebekleri suda yaşıyor. Mesela sivrisinek larvaları. Onlar da balıkların, diğer böceklerin başlıca besin kaynağı olabiliyor. Ama Flytech BTI, Flybuster WG yiyip ölmüş olmalarına rağmen balıklara bir şey olmuyor.

Hayatta kalabilenlerimiz diğer böcek akrabalarımızla birlikte tozlaşmayı sağlamak için ağaçtan ağaca, çiçekten çiçeğe gezip duruyoruz. Tozlaşmada görev alan sizlerin de bildiği bazı akrabalarımdan izin alıp isimlerini aşağıda yazıyorum.

1. Arı teyzelerim

2. Karınca halalarım

3. Çiçek sinekleri kuzenlerim

4. Biz yani kelebekler

5. Bombus arıları

6. Yaban arıları

7. Sivrisinekler

8. Diğer böcek kuzenlerim

Kelebek ve insan

Eskiden sizlerle birlikte uyum içinde yaşıyorduk. Tozlaşma için büyüyüp gelişirken tarım ürünlerinize bir miktar zarar veriyorduk. Fakat büyüyüp geliştikten sonra bu zararımızı telafi etmek için canla başla tozlaşma için çabalıyorduk. Hatta nefret ettiğiniz uzak böcek akrabamız sivrisinekler bile aslında tozlaşma sağlamak için üremeye, üreme için de kan emmeye ihtiyaç duyuyor. Öyle ki bazı akrabalarımız bu süreçte sizden hastalık kapabiliyor. Kaptığı hastalıkları da size bulaştırıyor.

Bu süreçte nüfusunuz artmaya başladı. Tarım alanlarını azalttınız. Bitkileri söküp yerine yenmeyen binalar diktiniz. Binalar oksijen üretmek, çiçek açmak ya da meyve vermek yerine siyah dumanlar ürettiler.

Azalan tarım üretimine karşılık artan nüfus yoğunluğunuz nedeniyle artık doğanın ürünlerini bizimle paylaşamak istemediniz. Ağır kimyasal silahlarla bizlere savaş açtınız. Üzerine bir de genetiği değiştirilmiş bitkiler ekmeye başladınız. Yeterince beslenemediğimiz için zayıf düşmeye başladık. Tozlaşma azaldı. Bu açığı fark edip daha hızlı üremeye ve tozlaşmayı arttırmaya çalıştık.

Ancak tozlaşma azalınca üretmiş olduğunuz ürünler de azalmaya başladı.

Bal arısı

Anlaşılan Bize çok sinirlenmiş olacaksınız. Çünkü saldırılarınız benim soyuma ve uzak akraba tüm böceklere ağır hasarlar verdi. Açtığınız savaşta, en ağır hasarı olayla hiçbir alakası olmayan bal arısı akrabalarım aldı. Birçok akrabamdan bir daha haber alınamadı.

Evet böcekler olarak size zarar verdiğimizde oldu ancak hiçbiri sizin sentetik kimyasal pestisitlerle kendinize ve bize verdiğiniz zarar kadar büyük olmadı

İşte tarım alanlarında açmış olduğunuz bu savaşta, saldırılardan kaçmak isteyen annem beni bir yumurta olarak kütüphane bahçesindeki bir asma yaprağına bıraktı. Asma yapraklarında
dolaşırken esen rüzgarla asırlık kitabın üzerine düşmüşüm. Bir süre geri asmaya tırmanmaya çalıştım ancak başaramadım. Çok acıktığım için kitabı kemirmeye başladım. Anlatmıştım, bu dünyadaki zamanımız çok kısıtlı. Kaybedecek vaktimiz pek yok. Yediğim kitap zararlılarla biyolojik mücadele kitabıymış. Genetik yapım gereği üzüm yemem gerekirken yediğim kitaplar benim başka bir şekilde başkalaşım geçirmeme neden oldu.

Kütüphanede zaman geçirdikçe böceklerin aslında sizin daha rahat yaşamanız için ne kadar önemli olduklarını anladım. Ancak kullanmış olduğunuz sentetik kimyasal pestisitler yüzünden hem bize, hem de kendinize ne kadar fazla zarar verdiğinizi görmekteyim. Bizden kurtulmak adına kendi neslinizi yok etmeyi göze almışsınız.

Normalde koza örüp kelebek olmam gerekirdi. Onun yerine benim beynimde mental metamorfoz geçirdim. Benim aynı kalırken beynim önce bir sürüngen beynine sonra da memeli beynine evrildi. Şu anda frontal lob ve korteks gelişimimi gizli bir kütüphanede tamamlamaktayım. İnsani zihensel transformanyunumun ardından google sunucuları ile doğrudan veri transferi yapabilmeyi amaçlıyorum. Bu sayede tüm bildiklerimi instagram, facebok, youtube, Medium ya da Linkedin platformlarından doğrudan paylaşabilirim.

Aslında ben de bir tırtıl olduğum için soyumun zayıf noktalarını biliyorum. Kendinize zarar vermeden mahsulünüzü nasıl koruyacağınızı size anlatabilirim. Hastalık bulaştıran akrabalarımdan nasıl kurtulabileceğiniz konusunda ip uçları verebilirim. Burada öğrendiğim, okuyup araştırdığım tüm bilgileri sizinle paylaşmak istiyorum.

Sevgilerimle

Tırtıl Arif

Soyum milattan önce çok eskilere dayanıyor. Dünyada oksijenin artmaya, yaşamın denizlerden karalara çıktığı dönemden beri bu gezegendeyiz. Bu kadar uzun zamandır dünyada yaşayınca soyumuz da epey genişledi. 150 binden fazla türümüz var. Akrabalarımın arasında çok renkli havalı türler de var. Yalnızca geceleri gezip tozmayı sevenler de var. Aile albümünden birkaç fotoğrafı sizinle paylaşıyorum.

Eskiden sizlerle birlikte uyum içinde yaşıyorduk. Tozlaşma için büyüyüp gelişirken tarım ürünlerinize bir miktar zarar veriyorduk. Fakat büyüyüp geliştikten sonra bu zararımızı telafi etmek için canla başla tozlaşma için çabalıyorduk. Hatta nefret ettiğiniz uzak böcek akrabamız sivrisinekler bile aslında tozlaşma sağlamak için üremeye, üreme için de kan emmeye ihtiyaç duyuyor. Öyle ki bazı akrabalarımız bu süreçte sizden hastalık kapabiliyor. Kaptığı hastalıkları da size bulaştırıyor.

Bu süreçte nüfusunuz artmaya başladı. Tarım alanlarını azalttınız. Bitkileri söküp yerine yenmeyen binalar diktiniz. Binalar oksijen üretmek, çiçek açmak ya da meyve vermek yerine siyah dumanlar ürettiler.

Azalan tarım üretimine karşılık artan nüfus yoğunluğunuz nedeniyle artık doğanın ürünlerini bizimle paylaşamak istemediniz. Ağır kimyasal silahlarla bizlere savaş açtınız. Üzerine bir de genetiği değiştirilmiş bitkiler ekmeye başladınız. Yeterince beslenemediğimiz için zayıf düşmeye başladık. Tozlaşma azaldı. Bu açığı fark edip daha hızlı üremeye ve tozlaşmayı arttırmaya çalıştık.

Ancak tozlaşma azalınca üretmiş olduğunuz ürünler de azalmaya başladı.

Bal arısı

Anlaşılan bize çok sinirlenmiş olacaksınız. Çünkü saldırılarınız benim soyuma ve uzak akraba tüm böceklere ağır hasarlar verdi. Açtığınız savaşta, en ağır hasarı olayla hiçbir alakası olmayan bal arısı akrabalarım aldı. Birçok akrabamdan bir daha haber alınamadı.

Evet böcekler olarak size zarar verdiğimizde oldu ancak hiçbiri sizin sentetik kimyasal pestisitlerle kendinize ve bize verdiğiniz zarar kadar büyük olmadı

İşte tarım alanlarında açmış olduğunuz bu savaşta, saldırılardan kaçmak isteyen annem beni bir yumurta olarak kütüphane bahçesindeki bir asma yaprağına bıraktı. Asma yapraklarında
dolaşırken esen rüzgarla asırlık kitabın üzerine düşmüşüm. Bir süre geri asmaya tırmanmaya çalıştım ancak başaramadım. Çok acıktığım için kitabı kemirmeye başladım. Anlatmıştım, bu dünyadaki zamanımız çok kısıtlı. Kaybedecek vaktimiz pek yok. Yediğim kitap zararlılarla biyolojik mücadele kitabıymış. Genetik yapım gereği üzüm yemem gerekirken yediğim kitaplar benim başka bir şekilde başkalaşım geçirmeme neden oldu.

Kütüphanede zaman geçirdikçe böceklerin aslında sizin daha rahat yaşamanız için ne kadar önemli olduklarını anladım. Ancak kullanmış olduğunuz sentetik kimyasal pestisitler yüzünden hem bize, hem de kendinize ne kadar fazla zarar verdiğinizi görmekteyim. Bizden kurtulmak adına kendi neslinizi yok etmeyi göze almışsınız.

Bio-T Plus Tüm Lepidoptera türü larvalarında başarılı mücadele sağlar
Bio-T Plus Tüm Lepidoptera türü larvalarında başarılı mücadele sağlar

Biz kelebekler olarak gelişime ve değişime çok önem veriyoruz. Bu dünyada yaşayacağımız süre çok kısıtlı olduğu için kaybedecek vaktimiz yok. Yumurtadan tırtıl olarak çıkıyoruz. Gözümü açar açmaz da olabildiğince hızlı bir şekilde beslenip büyümemiz gerekiyor. Yeterince beslendikten sonra inzivaya çekilip dönüşmemiz gerekiyor. Kozamızdan çıktığımızda artık kelebek oluyoruz. Bazı türlerimize güve de deniyor. Bütün bunlar hep kanatlanıp bu güzel dünyaya merhaba diyebilmek için.

Elbette bu süreç böyle anlattığım gibi kolay işlemiyor. Çok az bir kısmımız beslenip büyüyebiliyor. Bazılarımız diğer canlılar tarafından besin olarak tüketiliyor. Kimimiz beslenme ortamında yer alanbacillus türü bakterileri yediğimiz için ölüyoruz. Bu bakteri biz larvalar için çok zehirli. Hatta beslenme alanlarımızda da ürüyor. Yalnız anlamadığım, aynı yaprağı karınca yiyor, kuzular yiyor, o yapraklara çiçeklere arılar konuyor. Onlara bir şey olmuyor sadece bize dokunuyor bu bakteri. Bio-T Plus, içeriğinde bu mikrop bizi öldürüyor.

Benim çok uzak böcek akrabalarımın bebekleri suda yaşıyor. Mesela sivrisinek larvaları. Onlar da balıkların, diğer böceklerin başlıca besin kaynağı olabiliyor. Ama Flytech BTI, Flybuster WG yiyip ölmüş olmalarına rağmen balıklara bir şey olmuyor.

Hayatta kalabilenlerimiz diğer böcek akrabalarımızla birlikte tozlaşmayı sağlamak için ağaçtan ağaca, çiçekten çiçeğe gezip duruyoruz. Tozlaşmada görev alan sizlerin de bildiği bazı akrabalarımdan izin alıp isimlerini aşağıda yazıyorum.

1. Arı teyzelerim

2. Karınca halalarım

3. Çiçek sinekleri kuzenlerim

4. Biz yani kelebekler

5. Bombus arıları

6. Yaban arıları

7. Sivrisinekler

8. Diğer böcek kuzenlerim

Kelebek ve insan

Eskiden sizlerle birlikte uyum içinde yaşıyorduk. Tozlaşma için büyüyüp gelişirken tarım ürünlerinize bir miktar zarar veriyorduk. Fakat büyüyüp geliştikten sonra bu zararımızı telafi etmek için canla başla tozlaşma için çabalıyorduk. Hatta nefret ettiğiniz uzak böcek akrabamız sivrisinekler bile aslında tozlaşma sağlamak için üremeye, üreme için de kan emmeye ihtiyaç duyuyor. Öyle ki bazı akrabalarımız bu süreçte sizden hastalık kapabiliyor. Kaptığı hastalıkları da size bulaştırıyor.

Bu süreçte nüfusunuz artmaya başladı. Tarım alanlarını azalttınız. Bitkileri söküp yerine yenmeyen binalar diktiniz. Binalar oksijen üretmek, çiçek açmak ya da meyve vermek yerine siyah dumanlar ürettiler.

Azalan tarım üretimine karşılık artan nüfus yoğunluğunuz nedeniyle artık doğanın ürünlerini bizimle paylaşamak istemediniz. Ağır kimyasal silahlarla bizlere savaş açtınız. Üzerine bir de genetiği değiştirilmiş bitkiler ekmeye başladınız. Yeterince beslenemediğimiz için zayıf düşmeye başladık. Tozlaşma azaldı. Bu açığı fark edip daha hızlı üremeye ve tozlaşmayı arttırmaya çalıştık.

Ancak tozlaşma azalınca üretmiş olduğunuz ürünler de azalmaya başladı.

Normalde koza örüp kelebek olmam gerekirdi. Onun yerine benim beynimde mental metamorfoz geçirdim. Benim aynı kalırken beynim önce bir sürüngen beynine sonra da memeli beynine evrildi. Şu anda frontal lob ve korteks gelişimimi gizli bir kütüphanede tamamlamaktayım. İnsani zihensel transformanyunumun ardından google sunucuları ile doğrudan veri transferi yapabilmeyi amaçlıyorum. Bu sayede tüm bildiklerimi instagram, facebok, youtube, Medium ya da Linkedin platformlarından doğrudan paylaşabilirim.

Aslında ben de bir tırtıl olduğum için soyumun zayıf noktalarını biliyorum. Kendinize zarar vermeden mahsulünüzü nasıl koruyacağınızı size anlatabilirim. Hastalık bulaştıran akrabalarımdan nasıl kurtulabileceğiniz konusunda ip uçları verebilirim. Burada öğrendiğim, okuyup araştırdığım tüm bilgileri sizinle paylaşmak istiyorum.

Sevgilerimle

Tırtıl Arif